KopGit Risale-i Nur Okuma Programına Hoş Geldin!

Bu program seni okumaya teşvik edip sana devamlı olan bir okuma alışkanlığı kazandırmak için kuruldu.
6 sınıftan oluşan bir yolculuk sonunda Kuran hakikatlerini öğrenip hayata geçirmeye başlamış
 ve bunun yanında Siyer-i Nebi, İlmihal, Lahikalar ve ateistlerin temel iddialarına cevaplar gibi olmazsa olmaz bilgileri de öğrenmiş olacaksın inşallah. 
Bu ilim yolculuğunda seni hep takip edip kontrol eden ve aklına takılan soruları çekinmeden sorabileceğin bir de öğretmenin olacak.
Uzun lafın kısası Seni çok kısa bir sürede takva ve maneviyatın doruklarına aynı zamanda akıl ve mantık yoluyla 
ispat, delil ve iletişim metotlarının zirvesine çıkarıp islam davasında BENDE VARIM dedirtecek, 
başından sonuna kadar deneyimli arkadaşlarımızın desteğiyle seviyeleri atlayacağın efsane bir proje! 

Hemen  Giriş  butonundan kayıt olup ilk adımı atabilirsin.

Günümüzde his ve heveslerimizin uyanmasıyla dört yanımızı saran günahlara girmek oldukça kolay hâle geldi.
 Bunun yanı sıra ateizm, deizm, vb. felsefi ideolojilerin batıl düşünceleri, hayatımızda merak ettiğimiz ve işin içinden bir türlü çıkamadığımız sorular;
 ruh ve kalbimizde derin yaralar açarak imanımızı şüpheye düşebilecek bir konuma getirdi.
İşte tam da böyle bir zamanda Kur’an-ı Kerim eczanesinden süzülen, manevi bir atom bombası hükmünde olan Risale-i Nur’lar imdada yetişti.
 Risale-i Nur, ayet ve hadislerle vermiş olduğu temsillerle bütün batıl ideolojilerin kökünü çürütüyor.
Kur’ân’ın imanî hakikatlerini kuvvetli delillerle açıklıyor, ispat ve izah ediyor. Ve asrımızın ihtiyaçlarına tam cevap veriyor, 
hem aklımızı hem kalbimizi tam tatmin ediyor.
Elbette bu eserleri okumamak bizleri kanser olduğu ve tedavisinin de mümkün olduğu söylenildiği hâlde hastahaneye gitmeyen kişiden farksız bir duruma düşürür.
 Çünkü bizler de manevi olarak hastayız ve hasta olan kişi tedavisi için ilaçları alır, kullanır. 
Bizim de Kur’an eczanesinden olan bu ilaçları kullanmamız gerekir.
 Aşağıdaki blog yazısını okursanız ve videoyu da izlerseniz çok daha detaylı bilgi edinmiş olursunuz. :)


Risale-i Nurlar, yüksek ve anlaşılması zor meseleleri, avam olan insanların seviyesine ve idrakine indiren, muazzam bir iman ve Kur’an tefsiridir. Dağınık ve derin mevzuları temsil ve kıyas yolu ile toplayıp, yüzeysel hale getirerek, avam insanların istifade etmesine imkân sağlıyor. Böyle bir tefsiri "Havassa ve eğitimli insanlara hitap ediyor." Deyip avam insanları sakındırmak insaf ve akıl ile bağdaşmaz.

Bu kitapları yaşı ve mesleği fark etmeksizin herkes okuyabilir ve herkes kendince istifade eder. Allah’ın izni ile hiç kimse hissesiz kalmaz.

Öncelikle okumaya başlamak için Risale-i Nur külliyatından kitap seçimi önemlidir. Bu sebeple ilk kez okumaya başlayanların İman ve Küfür Muvazeneleri veya Asa-yı Musa’dan başlaması faydalı olacaktır. Hatta ilk kitap İman ve Küfür Muvazeneleri kitabı olursa daha iyi olur. Bu iki eser, yeni başlayanlar için daha akıcı ve kolay anlaşılır mahiyettedir.

İlk kitabı lügatsız okumanız daha iyi olacaktır. Çünkü lügata bakmak zaman kaybettirir bu yüzden canınız sıkılabilir. İlk kitap sizin üsluba alışmanızı sağlayacaktır. Ayrıca zihninizde bazı kavramlar oluşmaya başlayacaktır.
İlaveten bazı kelimelerin de hemen bir sonraki kelimede eş anlamlısı veya daha kuvvetli ya da zayıf manasının verildiğini fark edeceksiniz.

Günlük okumanızı yaparken zaman zaman sesli okumak da sizin için faydalı olacaktır. Mesela kendi evimizde eşimizi ve çocuklarımızı karşımıza alarak Risale-i Nur’dan onlara bölümler okuyabiliriz.

Günlük okuma için dikkat edilecek bir diğer nokta: Az da olsa, mutlaka her gün okumaktır.
Çünkü Risale-i Nur’u iyi anlamak devamlı okumakla olur.
Bediüzzaman Hazretleri’nin “Bir sayfa dahi okumaya vakit bulamıyoruz.” diyenlere “Kitabın kapağını açıp kapatın.” dediğini unutmayın.

Bu sorular için şu videoyu da izlerseniz mesele çözülecektir. :) 

Video (Tıkla)

Bakın Üstad’ın mümtaz talebelerinden Zübeyir Gündüzalp Ağabey ne diyor:

“Risâle-i Nur’u günde10 sayfa okuyan kendini muhafaza eder,

15 sayfa okuyan şevke gelir,

20 sayfa okuyan hizmet eder.


”Demek ki talebe olmak isteyen “Hiç okuyamadım.” dediği gün 20 sayfa okumuş olmalı.

Cenab-ı Hakk bu konuda hepimizin yardımcısı olsun. Gafletten, tembellikten kurtarsın ve şevkle okuyup hizmet etmeyi nasip etsin. Amin.

“Hoksa.com” web sitesinden sipariş verebilirsiniz. İnstagram sayfasından da “@hoksacom”a mesaj atabilirsiniz.
İnstagramdan sipariş vermeniz daha kolay olacaktır.

Telefondan okuma esnasında şarj tükenmesi, arama gelmesi, göz ağrısı vb. dikkat dağıtıcı birçok sebep olduğu için kitaptan okumak daha verimli olacaktır.

Mesela sevdiğimiz bir insanla telefon yerine yüz yüze görüşmeyi tercih ederiz, bunu da böyle düşünebilirsiniz. Aynı zamanda uygulamada devamlılık da çok olmuyor, okuyanların %80’i “Siz haklıydınız uygulamadan okuyamıyorum; gözlerim ağrıyor, dikkatim dağılıyor…” tarzında geri dönüş yapıyor.

“Yok, ben yapabilirim.” diyorsanız tabii neden olmasın? İnşâAllah olur. 👍

Bu noktada tam da sizler için hazırladığımız güzel bir videomuz var . Onu izlerseniz sorun olmayacaktır inşâAllah.

Video (Tıkla)

Kur'an'ı Kerim’den başka bütün kitaplar namaz abdesti olmaksızın okunabilir.
Risaleyi okurken abdest almanız şart değildir. Bununla birlikte abdest alıp okursanız bu takvadandır.
Evet, bu durumlarda Risale-i Nur okunmasında bir sakınca yoktur, okunabilir.
Bununla birlikte Arapça olan yerler okunmazsa iyi olur. Çünkü bazıları âyet olabiliyor.

Hızlı okuma anlamaya engel değil ise neden olmasın? Harikalar asrındayız. Otomobil ile otuz saatte gidilen bir yolu, uçak ile üç saatte gitme imkânımız varsa neden kullanmayalım?

Bununla birlikte bazı derin meseleler vardır ki, durmak ve düşünmek icab etmektedir. Onların da hakkı verilmelidir. Zira her konu aynı değildir.


Burada ölçü kişiye göre değişir, eğer hızlı okuyarak daha iyi anlıyorsa hızlı okuyabilir. Yok eğer bazı manaları kaçırmaya sebep oluyorsa; o zaman yavaş okuyup, tefekkür ede ede devam etmesi daha uygun olabilir.


Bunun için ilk önce kendine şu soruyu sormalısın: “Ben gerçekten bu kitabı okumak istiyor muyum?” Eğer bu soruya cevabın “Evet.” ise ne kadar yoğun olursan ol kendine ayırabileceğin bir saatin mutlaka vardır. Kendine ayırabileceğin zaman diyorum çünkü insan isteyerek yapacağı şeylerle hem dinlenir hem mutlu olur hem de geçirdiği vakti istifadeli geçirir. Bediüzzaman Said Nursi'nin “kâinata değişmem dediği” değerli talebesi Zübeyir Gündüzalp'in ''Okumak okumak yine okumak. Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak veya kitab-ı kebir-i kâinat (büyük kainat kitabını) okumak.'' sözleri her şeyi en güzel şekilde özetliyor. Okumalarımızı günün erken saatlerine alırsak ve masa başına geçtiğimizde ne olursa olsun belirlediğimiz sayıya ulaşmadan kalkmazsak; hem daha fazla verim almış oluruz hem de günlük okumalarımızı daha rahat bir şekilde tamamlamış oluruz. Yoğunluk konusuna gelince kardeşim bu yoğunluğun hayatın boyunca hep devam edecek. Tam bitti derken yeni bir şey çıkacak; imtihanlar olacak, ailenle problemler yaşayacaksın vs. Bu böyle devam edecek, bitmeyecek çünkü imtihan dünyasındayız.

Video İzle